23 Mayıs 2024 Perşembe

OKUMA AŞKI YAZAR YAPTI!

İhsan Görücü yazarlık hayatının 20. yılında 3 kitap birden yayınladı. Hunat Tv mikrofonlarına konuşan Araştırmacı-Yazar İhsan Görücü, yazarlığın ilk 20 yılının deneme yanılma yılları olduğunu ve askeri erat deyimiyle acemi birliği olduğunu belirtti.


Çocukluk yaşlarından itibaren kitap ve ilimle uğraştığını ifade eden Araştırmacı-Yazar Görücü, hayatını şu şekilde anlattı:
“63 yaşındayım. 1957 yılında Pınarbaşı’na bağlı Büyük Karakuyu köyünde dünyaya geldim. İlk okul bir ve 2. Sınıfı köyde okudum. Abimin İmam hatip öğrencisi olması dolayısıyla Kayseri’ye, Yurttaş sokak Bahçebaşı’na taşınmak zorunda kaldık. Okulumun geriye kalan kısmını Erciyes İlkokulu’nda okudum. Yazları köye gidip tarlada babamıza yardım ediyorduk, kışın gelip okulumuza devam ediyorduk. O zamanlardan bana kalan çok önemli nostaljik anılardı bunlar. 7 yaşından bu yana kitap ve ilimle uğraşıyorum. Babam köylü olmasına rağmen kuran aşığı, kitap aşığı birisi olduğundan bizi de okumaya teşvik. İlk okuduğum roman Tommiks ile Casuslar Ringidir. Bu şekilde başladım ve ilahi kader bizi sürükleye sürükleye 10 bine yakın kitap olan bir kitaplığa sahip kılana kadar ilim yolunda seyrettik. 6 sene imam hatip okulunda okudum. 1976 yılının haziran ayında okulumdan mezun oldum. Bölge sınavına girdim. 16 soru soruldu 15’ine doğru cevap verdim. Okulda ise ilk 3.’e girdim. 19 Ağustos 1976’da Pınarbaşı Yukarı Karagöz köyünde imam olarak göreve başladım. 2 sene kadroya geçme süremi doldurduktan sonra Pınarbaşı Müftüsü Selahattin Kip Hoca beni Kars Muhacir köyü ’ne tayin etti. Askerliğimi Balıkesir acemi Birliği’nde yaptım. Oradan da Elâzığ harp bölüğüne gittim. Vazife dönüşü ilk tayinim Pınarbaşı’nın Demirciören köyü oldu. 4 sene orada kaldım ve namaz surelerini öğretmediğim bir çocuk bile bırakmadım. Amcamın ısrarı ve isteği üzerine dışarıdan Sosyal Bilimler Yüksekokulu’nu okudum. Bugün kalem tutup bir şeyler yapabiliyorsam bunu Hacı Kemal amcama borçlu olduğumu bilmenizi isterim. 4 sene boyunca Hacı Kemal amcamdan ders aldım ve bana büyük ölçüde yararı dokundu. Her ay imamken 4-5 dergiye abone olurdum. Okuduğum dergileri amcalara ve köyün yaşlılarına hem okur hem de anlatırdım. Demirci Ören’de ilk çocuğum Betül dünyaya geldi şu an kuran kursu hocası. Taşlıgeçit’de de küçük kısım mide dünyaya geldi ve oda Allah’a şükür hafız oldu. İki kızımda üniversite mezunu. İlk katıldığım miting Kıbrıs mitingiydi. Hiç unutmam çocuktum o zamanlar, abim ve arkadaşları evde çok önemli bir olay gibi konuşunca onları takip edip gitmiştim 30-40 kişilik bir mitingdi. Daha sonraki görev yerim ise Emmiler Köyü oldu. Yaklaşık 15 sene görev yaptım, dergilerimi gene okumaya devam ettim ve sonuda ise Etkilet’in içerisindeki İsmail Gümüşçü camisinde yaklaşık 6 seneden fazla görev yaptım. Oradan Kumarlı’da bulunan Yavuz selim mahallesine yeni yapılan bir camiye müftülük tarafından görevlendirildim nihayetinde emekli olana kadar yaklaşık 30 sene görev yaptım. Bu şekillerde zor ama tatlı ve mutlu bir çalışma hayatı içerisinde bulundum ve memurluğun sonunu getirdim elhamdülillah” dedi


Yazarlık hayatına nasıl başladığını anlatan ve bu süreçte 20. yılını doldurduğunu ifade eden Araştırmacı-Yazar Görücü, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Cami’de imamken Sibel diye bir kız çocuğu yanıma gelip benim dayım gazeteci, yazları orda çalışıp harçlığımı çıkarıyorum, hocam yazı getirenlerin hepsinden sen daha bilgilisin lütfen yazı yaz gazeteye diye ısrar etti talebem. Yazarlık nere ben nere olmaz yavrum dememe rağmen beni durdurmadı ve bende yazı yazmaya başladım. İlk başlarda birkaç yazımı yırtıp attım olmadı. Dostoyevski diyor ki; ‘Başlangıcı yapamadığından hiçbir eser yazamadan ölen insanlarla dolu’ diyor. Bende sonunda bir yazı yazdım verdim. Bir hafta sonra akşam namazına giderken çocuk elinde gazeteyi sallayarak geldi hocam gözün aydın olsun gazeten çıktı dedi. Hayatımın en heyecanlı ve en tatlı anıydı, düşüp bayılmadığıma bile çok şaşırıyorum. Böylelikle yazarlık hayatımın ilk başlangıcını yapmış bulundum. Bizim patron seninle görüşmek istiyor deyince Kayseri Hakimiyet Gazetesine gittim. Her hafta cumadan cumaya bir yazı yazarsan sana da sevap, bize de sevap dedi. Bende yazabilirsem yazarım dedim. Her hafta özenerek yazı yazıp gönderdim. İsmini Cuma’dan Cuma’ya koydular. Emekli olana kadar Cuma’dan Cuma’ya yazısını devam ettirdim. Emekli olduktan sonra bir süre evde dinlendikten sonra devamında evde vakit geçiremedim. Hakimiyet gazetesiyle görüştüm ve sonucunda çarşıda esnafımızı tanıtacak, halkın derdini, meselelerini dinler onları yazar veya fotoğraflarını çekersen vaktin geçer. Malum emeklilikte insan evde daraldığı için böyle bir iş yaptım. Benim için çok faydalı oldu ve esnaflarla alakalı olan köşe yazılarım çok sevildi. Sonrasında 2010 yılında ‘Mihrapta konuşarak, Medya da Yazarak’ adlı ilk kitabımı çıkardım. Yazarlığımın 20. Yılına özel olarak, çocuklarımın da desteği ile ‘Oku Yorum, Düşünce Yorum, Yazı Yorum’ adlı 3 kitap birden çıkardım” ifadelerini kullandı.

HABER: CENGİZHAN KOCA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.